Tunceli İli Mazgirt İlçesi Kupik (Gelincik) Köyü Resmi Web Sitesi [Hun Bî Xêratin]Dersimli.h uy
  MAZLUM DOĞAN
 

 

    Mazlum  Doğan 
 
" Ben Tarih Karşısında Kendimi
Sorumlu Hissederek İfade Vereceğim "  
 
                   

 

Mazlum Doğan Siyasi Savunması
Mazlum Doğan(1955-1982)


Milatlar, tarih başlangıcını ifade eder. Her milat halkların, insanlığın bir doğuşu, bir var oluşu gibi yaşamın toprağına kök salar. Çoğu ise kahramanların, büyük önderlerin yaşamlarını ortaya koyarak, çarmıhlardan, idam sehpalarından ve yangınlardan geçerek yarattığı değerler üzerine gelişir. Ve bu tarihi başlangıçlar insanlığın ortak değerleri gibi aynı iklimi bütün yüreklerde yaşatırlar.


Newroz da Ortadoğu halklarının tarihinde bir milat başlangıcıdır. Med topluluklarının köleci Asur'a karşı büyük kurtuluş hareketinin zafer günüdür. Asur köleci imparatorluğuna karşı Med toplulukları öncülüğünde başlayan ve bölgesel bir nitelik kazanan kurtuluş hareketidir. Ama Ortadoğu öyle fırtınalara, öyle egemen güçlerin gazaplarına uğradı ki, yeniden bir tarih başlangıcı şafak gibi doğuşu bekliyordu gün batımında…


İşte Mazlum 21 Mart 1982’de bu miladı üç kibrit çöpüyle yaktığı özgürlük ateşinde müjdelemişti. Kimdi bu yiğit halk kahramanı? Nasıl olurdu da yüreğini bu kadar büyütebilmişti? Tarihin gerçek kahramanlarını yazmak belki de en zor iş olsa gerek. Gerçek olana dair söylenmesi gereken bütün sözler hak etmeyenlere sarf edilmiş ve bu yüzden gerçek kahramanları anlatmaya yalnızca yürekler kalmıştır.


1955 yılında Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde doğan Mazlum Doğan’ın onurlu bir halk uğruna adadığı yaşamı bir halkın acılarının, uğradığı zulmün ve bir de dirilişinin tarihi oluyor.


Balıkesir’de Yüksek Öğretmenlik okulunu bitirdikten sonra 1974 yılında Ankara Hacettepe Üniversitesi Ekonomi bölümüne yazılmıştı. Özgürlük ve bağımsızlık bilincinin gelişmeye başladığı bir dönemde okul çevresi ile yaptığı tartışmalar ve diyaloglarla Kürt özgürlük hareketinin kuruluşunda yer alan diğer arkadaşlarla tanışmıştı. Şahin Dönmez’le aynı sınıfta okuyan Mazlum Doğan yıllar sonra PKK ana davasından tutuklanarak Diyarbakır zindanına konulduktan sonra bir kez daha onunla karşılaşır. Ancak bu karşılaşma biraz daha farklı bir şekilde gelişir. Zira her birinin ayrı bir kampı temsil ettiği bir karşılaşma oluyor.

Çünkü Mazlum Doğan 1979 yılında Urfa’nın çıkışında bir arabada yakalanarak Amed zindanına götürüldükten sora, bir yıla kadar yani Şahin Dönmez yakalanıp Amed zindanına getirilene kadar kimliğini açıklamıyor. Onunla zindanda yatan yoldaşlarının bazıları tarafından tanınmadığı için adı Ali abi olarak bilinir. Şahin Dönmez tutuklanarak Amed zindanına getirildikten sonra düşmana; “işte bu PKK’nin en önde gelen kadrolarından Mazlum Doğan denilendir.” diyerek Mazlum yoldaşın gerçek kimliğini açıklar.


Bu yiğit halk kahramanını kendi sözlerinden anlatmak belki de en sade ve en gerçekçi olanı olacaktır.


Özgürlük mücadelesiyle ilk tanışmasını 18.6.1981 tarihinde mahkemeye siyasi savunma yaparken anlatan Mazlum Doğan yoldaş şöyle anlatıyor;


“1974-75 senesinde ben üniversite sınavında Hacettepe'yi tutturmuştum puan olarak. Hacettepe'ye kaydımı yaptırdım. Daha Önce de ben sol eğilimliydim, çeşitli sol yayınlar, gazeteler, dergiler, kitaplara kadar okuyordum. Marksizm’e, Leninizm’e sempati duyuyordum. Yüksekokula geldikten sonra o sıralar başlangıçta ADYÖD vardı. Bir iki defa ADYÖD'e, bir iki sefer DGB'ye ve TSİP'e gittim; ama orada pek fazla kişiyle tanışmadım, tanımıyordum. Daha sonra ADYÖD kapatıldı. Bu arada Hacettepe Derneği v.b derneklere gidip gelmeye başladım. Buralarda devlet konusunda, demokrasi konusunda, faşizm konusunda, parti örgütlenmesi konusunda, mücadele konusunda çeşitli kişilerle konuşur, tartışırdım.


"TKİP davasında işçi köylü sorunu" diye broşürler falan vardı. Başkalarını milli mesele hakkında fikirleri olmamakla, ulusların kaderini tayin konusunda bilgi sahibi olmamakla suçluyorlardı. Ben onu okudum. Ben ne kadar kitap, ne kadar dergi, gazete falan çıkıyorsa hepsini alıp okumak istiyordum. Bir kısmını okuyabildim, bir kısmını okuyamadım. Bu ayrı bir sorun; ama hepsini sıralıyordum… Kendi araştırma, incelemelerimde.

Zaten kendim Türkiye'nin başka illerinde okumuştum. Daha önce Eskişehir'de, Balıkesir'de falan okumuştum. Ben devrimci sempatizan olduğum sıralar, devlet konusunda, demokrasi konusunda bulduğum her türlü kitabı milli mesele konusu dahil okuyordum. Marksizm’inLeninizm’in bütün temel konularla ilgili görüşlerini kavramaya çalışıyordum. Ben milli mesele konusunda kitap araştırmaya, bulduklarımı okumaya başladım. O dönemlerde henüz "Ulusların Kaderini Tayin Hakkı" Lenin'indir bu eser, Stalin’in, Marks'ın milli mesele vs. gibi eserleri piyasaya çıkmamıştı. Başkalarından araştırdık, aradık, taradık. Bulamadım ben pek, fakat diğer çeşitli siyasi grupların veya dergilerin, çevrelerin bu konudaki görüşlerini de öğrenmeye çalıştım. Bulduğum kitapları okumaya çalıştım. 1976 yılına doğru artık milli mesele hakkında ben de birkaç kitap okumuş, bazı şeyler biliyordum: ama elbette daha sonraki kadar gelişmiş, net, kesin görüşlerim henüz yoktu…

 
                         Faiz Cebiroğlu
MAZLUM  İÇİN 
Güneş bugün doğmam diyor
Yas tutuyor Mazlum için
Fırat bugün akmam diyor
Yas tutuyor Mazlum için.
 Devamı...
 
 
DERYA TAHİR :
 Mazlum Doğan’ın sonmektubu!
 27 sene sonra küçük kahverengi bir bavulun içinden çıkan bu iki parça pelur kağıdındaki sözler ilk kez yayınlanmıyor. Bu mektubun bir bölümü daha önce Berxwedan ve Serxwebun dergileri için daktilo edilmiş. Ama bu mektubun orjinali, hala ilk günkü gibi korunmuş pelur kağıdının üzerindeki Mazlum Doğan’ın el yazısı ilk kez aktarılıyor.    Devamı...
Direniş,Özgürlük,Mazlum Doğan:
  
Diyarbakır Cezaevi'ndeki koşuları protesto etmek amacıyla 20'yi 21 Mart'a bağlayan gece, yakın Kürt tarihine Newroz'un sembolü olarak geçen Mazlum Doğan'ın eyleminin üzerinden 24 yıl geçti. KKK Yürütme Konseyi Üyelerinden Mustafa Karasu, PKK'nin kurucularýndan Mazlum Doğan'ı anlattı. Devamı...
Ülkem
 
Toprağım kadar,
seslerim, aşklarım kadar
büyük olamaz ihanetler
onlar bir serçe kuşun
kanatları bile olamazlar
***
ağmur damlacıklarını,
çocuk seslerini,
uçan kuşun kanatlarını,
çırpınışlarını yazmalıyım
Ülkemin
***
Tutsakların yaralı yüreklerini,
vurulan bir gencin o anda
duyduğu şeyleri,
bir ölünün son sözlerini
çizmeliyim kağıtlara,
yıldızlara
***
Bir yılanın sessiz kayışı ve
iz bırakışını toprakta
akrep kadar, çiyan kadar
bilinen kötü şeyler kadar
zulmü de yazmalıyım
ihaneti de
Mazlum DOĞAN
 
 
" DİRENMEK İÇİN YÜREKLİ OLMAN LAZIM
YÜREKLİ OLMAN İÇİN
MAZLUM GİBİ OLMAN LAZIM..."
 
 

WWW.GELİNCİK-KUPİK.TR.GG


 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=